Yönetmenler Serisi : Stanley Kubrick

Her şey geeki ailesi olarak yeni bir seriye başlıyoruz. Bu serimizde ünlü yönetmenleri ve filmlerini inceleyeceğiz. Listemize bazılarına ve bize göre, gelmiş geçmiş en büyük yönetmenle başlıyoruz. Stanley Kubrick filmleri, listemizle sinema tarihini oluşturan bir efsaneyi listeleyeceğiz.

Stanley Kubrick Kimdir ?

kubrick filmleri

Sinemanın en teknik en detaycı, hastalıkla dahilik arasında gidip gelen Stanley Kubrick, 1928 yılında New York Bronx’da doğmuştur. İlk gençlik çağlarına kadar akademik olarak başarısız bir öğrenciydi. Daha sonra dayısının ve satranca olan ilgisi sayesinde daha başarılı bir öğrenciye dönüşmüştür. 13 yaşında doktor olan babasının kendisine bir fotoğraf makinası hediye etmesiyle hayatı kökünden değişir. Ve onunla birlikte birçok insanında hayatı değişecektir. Fotoğrafçılık konusunda çok hızlı bir şekilde kendini geliştirir. Daha 17 yaşına geldiğinde “Look” dergisine ilk fotoğrafını satar. Üniversiteye girmeyi başaramayınca “Look” dergisinde çalışmaya başladı ve burada çalıştığı sırada ilk filmini çekti. Kubrick filmleri arasında belki Kubrick’i en nefret ettiği film olan “Fear and Desire” ortaya çıktı. Bu filmden önce birkaç adet kısa belgeseli filmi de vardır.

Fear and Desire

kubrick filmleri

Imdb sitesinde filmin açıklamasında” Düşman hattın hapsolan dört askerin korku ve arzuyla yüzleşmeleri.” yazar.  Kubrick, bu filmi hiçbir stüdyo desteği olmadan ailesinden ve arkadaşlarından borç alarak çekmiştir. Büyük bir çabayla çektiği bu filmden asla memnun kalmamıştır ve daha sonra bütün kopyalarını toplatmıştır.

Hollywood Kapıları Açılmaya Başlıyor

Fear and Desire “ filminden sonra sinemaya olan aşkını yoğun olarak hisseden Kubrick, sırasıyla “ Killer’s Kiss “ ve “ The Killing “ filmlerini çeker. Özellikle “ The Killing “ filminin beğenilmesinden sonra ilk büyük filmi olan “ Paths of Glory “ filmini çekmeye başlar. Kirk Douglas’la bu filmde tanışır ve bir adım daha yukarıya çıkar.

Paths of Glory

Paths of Glory “ savaşın bir destan olmadığını tüm acımasızlığıyla yüzümüze çarptığı bir filmdir bu. Ruh sağlığı bozuk bir komutanı, çaresiz Fransız askerlerini vahşeti anlatan, insanlığı, dini, varoluşu sertçe sorgulayan bir filmdir. Kubrick filmleri arasında yüksek bir mertebededir. Başrol Kirk Douglas mükemmel bir oyunculuk sergilemiştir.

Paths of Glory “ filminden sonra, Kirk Douglas o meşhur “ Spartacus “ filmine başlar. “ Spartacus “, hiç de istenildiği gibi gitmemektedir ve usta oyuncu Kirk Douglas yönetmenlik için Stanley Kubrick’i stüdyoya önerir. Filmin başına geçen Kubrick, kısa zamanda stüdyoyla ters düşmeyi başarır. Görüntü yönetmeniyle de aynı tersliği yaşayan Kubrick, bütün filmi tekeline almayı başarır hatta onu işe aldıran Kirk Douglas’a bile ters düşer. Kendince büyük zorluklara ve stüdyo dayatmalarına dayanamaz Kubrick. Filmi bir şekilde tamamlamayı başarır. Kubrick hayranları arasında çok sevilmeyen ama Hollwood açısından önemli bir filmdir “ Spartacus “. Kubrick, bu filmden sonra Hollywood’da ve stüdyoların baskılarıyla çalışamayacağını anlar ve Hollywood’u terk eder.

 

Lolita

kubrick filmleri

İngiltere’ye yerleşip burada film çekmeye devam edecek olan Kubrick’in yeni hayatının ilk filmi. Vladimir Nobokov’un yasaklı romanı “ Lolita “ author yönetmen olma yolunda ilk filmidir. Kubrick, Nobokov’u çağırıp senaristlik yaptırdığı, Peter Sellers ve James Mason’un oyunculuyla herkesin takdirini kazandığı önemli bir filmdir  “Lolita”.  Orta yaşlı bir profesörün 14 yaşında bir kız çocuğuna olan saplantılı aşkını ve bu saplantı uğruna göze aldıklarını anlatır film. Film romana göre farklılıklar taşır. Özellikle genç kızın yaşı konusunda.

Lolita”dan sonra hızını alan Kubrick yeni filmine başlar. Bir başka roman uyarlaması ( Bu noktadan sonra tüm filmleri roman uyarlaması olacaktır.) “Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb “ filmine başlar. Başrolde komedinin kralı Peter Sellers harikalar yaratır. “ Paths of Glory” filminden sonra karamizah bir bakışla yine anti militarist bakış açısına geri döner Kubrick. Maddi olarak güçlenen, eleştirmenler tarafından övülen Kubrick, artık en büyük başyapıtını çekecektir.

2001: A Space Odyssey

Artur C. Clark’ın romanından uyarlama gerçek bir uzay destanı. Bu filmde kullanılan teknikler fikirler o kadar üstün ki sinemayı baştan yaratan devasa sahneler topluluğudur bu film. 1968 yılında yapılan inanılmaz uzay tasviri, yapay zekalar, mükemmel tasarlanmış uzay gemileri. İzleyen herkesi küçük hissettirmek için yapılmış devasa bir film. Film, her izlendiğinde farklı bir şey sorgulatacak katmanlar bütünü. Sinema eleştirmenleri tarafından yerden yere vurulan “2001: A Space Odyssey” şuan da Kubrick filmleri arasında baş tacı konumundadır. Herkese uygun bir film değildir bence de. Ama belli bir noktadan sonra insanın ufkunu arşa çıkarır. Bilim kurgu denilen türün dünyada patlamasına sebep olur ve sevdiğimiz tonlarca filme ilham olur.

A Clockwork Orange

Antony Burgerss romanından uyarlanan ülkemizde “ Otomatik Portakal “ adıyla bilinen, şiddet yüklü bir filmle yine farklı bir türe geçiyor Kubrick. Kubrick filmleri arasında kendine has bir değeri olan bu filmde, cinsel öğeler, saf kötülük ve vahşet üstüne cesur tasarımlar vardır. Filmin çıktığı dönemde filmden etkilenen birçok suç olayı yaşanmıştır. Bu tarz olayları tabi ki desteklemiyoruz ama bu filmin etkileyici olduğu gerçeğini de değiştirmiyor.

Barry Lyndon

Türler arasında yolculuk yapan Kubrick’in “ A Clockwork Orange”dan sonraki durağu burjuvazi oluyor. Teknik açıdan mükemmel bir film “ Barry Lyndon”. Burjuvazinin çöküşünü ve yeni bir çağın başlangıcını anlatır bizlere. Binlerce mum ışığında çektiği sahneler sanat eseri niteliği taşır.

The Shining

kubrick filmleri

Korku gerilim janrında bir baş yapıt, bir fenomen. Ülkemizde bilinen adıyla “ Cinnet “. Hakkında belki de en çok efsaneye sebep olan film. Korku gerilim türünü baştan yaratan yazar Stephen King’in en önemli romanlarından birini kendi gözüyle yeniden yorumluyor Kubrick. Stephen King, romanının filmini Kubrick’in çekeceğini öğrendiğinde çok mutlu olur ve heyecanla bir senaryo yazar. Kubrick senaryonun yüzüne bile bakmadan atar ve romandaki birçok öğeyi acımasızca değiştirir. Stephen King her fırsatta bu filmden ne kadar nefret ettiğini anlatacak kadar çok değişir roman. Amma ve lakin romanın kat kat üstünde bir şaheser çıkar ortaya.

Kadın başrol oyuncu Shelly Duvall’ın film boyunca stresten saçları dökülür öfke nöbetleri geçirir. Kubrick, Duvall’ı o kadar çok zorlar ki Duvall oyunculuğu bırakma noktasına gelir. Aynı şey Jack Nicholson içinde geçerlidir. Meşhur kapı sahnesinde onlarca kapı denenir ve yüzlerce tekrar yapılır. Asansörden akan kanların istediği şekilde akması için galonlarca sahte kan harcanmıştır. Filmin geçtiği meşhur “ Overlook Hotel” en baştan inşa edilir. Ve Kubrick filmleri arasında en güzide yere sahip bu filmde sahneleri senaryo sırasına göre çeker. Bu konu normal bir izleyici için pek anlam ifade etmese de hiçbir film senaryodaki sahne sırasına göre çekilmez. Bir sahne kurulur ve o sahneyi o odayı, o bölgeyi içeren tüm sahneler çekilir. Yani Kubrick delice bir iş yapmıştır. Çekimler bu yüzden çok uzun sürmüştür. İçerdiği ince pedofili imalarıyla, deliliği içimizde hissettiren “ The Shining “ benim her zaman en sevdiğim filmler arasındadır.

Full Metal Jacket

7 yıl boyunca sinemaya ara veren Kubrick, “ Full Metal Jacket “ ile sinemaya ve belki de en çok film ürettiği janra geri döner. Yine savaşın insanlık dışı yönünü gözlerimiz önüne serer Kubrick. Acımasız eğitimlerden geçen denizciler, kanlı savaşın içine girerler.

Full Metal Jacket “ filminden sonra 12 yıl sinema ara verir Kubrick. Asıl ve en büyük arasıdır bu. Bu ara içerisinde iki film üzerinde çalışır. Bu filmlerden birisi “ Al: Artifical İntelligence ” yani bildiğimiz adıyla “ Yapay Zeka “ filmidir. Filmi çekmekten son anda vazgeçen Kubrick, filmi Steven Spilberg’e verir. Bu filmi Kubrick’in gözünden izlemek isterdim açıkçası. Kubrick, “ Yapay Zeka “ filmini bıraktıktan sonra “ Eyes Wide Shut “ filmini çeker.

Eyes Wide Shut

kubrick filmleri

Stanley Kubrick’in son filmi. Tom Cruise ve o dönemki eşi Nichole Kidman’ın başrollerinde olduğu film en temel olarak New York’da yaşayan bir doktorun gece yolunca sürecek olan cinsel ve kendini keşfetme yolculuğudur. Ama bu film, temel açıklamasında çok daha derin ve sanatsal bir film. Burada sayfalar boyu film hakkında okuma yapabiliriz, ama bunu sizlere bırakıyoruz. Hakkında onlarca teori okuma, psikolojik öge olan kışkırtıcı bir film “ Eyes Wide Shut “. Kubrick’e yakışır bir son film benim için ve izlenmesi gerekir. Diğer tüm filmler gibi.

Kubrick, son filmini bitirdiği sene 1999 yılında İngiltere’de evinde ölü bulunmuştur. Ve bizlere defalarca izlenecek sanat eseri niteliğinde filmler bırakmıştır. Sinemada kullandığı teknikler, simgesellik ve mükemmeliyetçiliğiyle çok fazla insana ilham kaynağı oldu. Filmin bir sahnede arkada görünecek tabloyu bile özel olarak yaptıran bu deli, bu dahi adamı saygıyla anıyoruz

BENZER YAZILAR

YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

POPÜLER YAZILAR

En İyi Bilim Kurgu Romanları

En iyi bilim kurgu romanları, daha doğrusu bizim  en sevdiğimiz bilim kurgu romanlarını sizler için derledik. Aradığınız bazı fiyatlar bu listede olmayabilir. Öncelikle en...

En İyi Fantastik Roman Serileri – 2

En iyi fantastik roman serileri listemizin ikinci ile karşınızdayız. “ Neden Tolkien bu listede yok! “ demeden önce En İyi Fantastik Roman Serileri listemize...

Devil May Cry 5 – İnceleme

Hack and slash oyunların kralı. Şeytanlarla meleklerin savaşı… Japon şirketi Capcom’un tüm dünyaya armağanı. Evet, Devil May Cry’dan bahsediyorum. Başlıkta da yazıyor zaten. Şeytanlar...